factive-320-mg-5-7-tablet-pnomoni-apat-asye-akut-alt-solunum-yolu-enfeksiyonu-antibiyotik-kronik-bronsit-bel-soguklugu-sistit-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu
factive-320-mg-5-7-tablet-pnomoni-apat-asye-akut-alt-solunum-yolu-enfeksiyonu-antibiyotik-kronik-bronsit-bel-soguklugu-sistit-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu

Ürün Satış Fiyatı : 78.10 TL

Fiyat Güncelleme Tarihi : 20.02.2017

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
FACTİVE film tablet 320 mg
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde: Her bir film tablet 320 mg gemifloksasin serbest bazına eşdeğer 426.39 mg
gemifloksasin mesilat seskihidrat içerir.
Yardımcı madde:
Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Film tablet
Beyaz veya beyaza yakın renkte, iki yüzü çentikli oblong film tablet.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
– Kronik bronşitin akut bakteriyel alevlenmesi. (Streptococcus pneumoniae, Haemophilus
influenzae, Haemophilus parainfluenzae veya Moraxella catarrhalis’in neden olduğu)
– Toplumda kazanılmış pnömoni. (Streptococcus pneumoniae (çoklu dirençli streptokok
suşları dahil), Haemophilus influenzae, Moraxella catarrhalis, Mycoplasma pneumoniae,
Chlamydia pneumoniae veya Klebsiella pneumoniae’nin neden olduğu)
– Sinüzit. (Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae veya Moraxella catarrhalis’in
neden olduğu)
FACTIVE, ilaca dirençli bakterilerin çoğalmasını azaltmak ve FACTIVE’in ve diğer
antibakteriyel ilaçların etkinliğinin korunması için yalnızca duyarlı bakterilerin neden olduğu
kanıtlanan veya bundan kuvvetle kuşku duyulan enfeksiyonların tedavisinde kullanılmalıdır.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
Önerilen FACTIVE dozu aşağıdaki tabloya göre günde bir kez bir tablettir (320 mg).
ENDİKASYON DOZ SÜRE
Kronik bronşitin akut bakteriyel
alevlenmesi
Günde bir tablet (320 mg) 5 gün
Hafif-orta düzeyde toplumda
kazanılmış pnömoni
Günde bir tablet (320 mg) 7 gün
Sinüzit Günde bir tablet (320 mg) 5 gün
FACTIVE için önerilen doz ve tedavi süresi aşılmamalıdır.

Uygulama şekli:
FACTIVE yemekle birlikte ya da yemek dışında alınabilir ve ağızdan yeterli miktarda sıvı ile
çiğnenmeden yutulmalıdır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği:
Kreatinin klerensi >40 ml/dak olan hastalarda doz ayarlamasına gerek bulunmamaktadır.
Kreatinin klerensi £ 40 ml/dak olan hastalarda dozaj değişikliği önerilir. Aşağıdaki tabloda,
böbrek bozukluğu olan hastalarda kullanılmak üzere dozaj önerileri yer almaktadır:
Böbrek Bozukluğu Olan Hastalarda Önerilen Dozlar:
Kreatinin Klerensi
(ml/dak)
Doz
> 40 Olağan Doz
£ 40 24 saatte bir 160 mg
Rutin hemodiyaliz ya da sürekli ambulatuvar peritoneal diyaliz (CAPD) gerektiren hastalara
24 saatte bir 160 mg verilmelidir.
Karaciğer yetmezliği:
Hafif (Child-Pugh Class A), orta (Child-Pugh Class B) veya ciddi (Child-Pugh Class C)
düzeyde karaciğer bozukluğu olan hastalarda dozaj ayarlaması önerilmez.
Pediyatrik popülasyon:
Çocuklarda ve 18 yaşın altındaki gençlerde güvenlilik ve etkililik belirlenmediğinden
kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon:
Geriyatrik hastalarda gemifloksasin gibi bir florokinolon ile tedavi edildiklerinde tendon
rüptürü dahil ciddi tendon rahatsızlığı riski artar. Bu risk eş zamanlı kortikosteroid tedavisi ile
daha da artar. Özellikle kortikosteroid kullanan yaşlılara gemifloksasin verirken dikkatli
olunmalıdır. Hastalar bu potansiyel yan etki hakkında bilgilendirilmelidir ve tendon rüptürü
veya tendinit semptomlarından birisi ortaya çıkarsa gemifloksasini kesmeleri ve doktorlarına
başvurmaları konusunda tavsiyede bulunulmalıdır.
Doz ayarlaması gerekmemektedir.
4.3. Kontrendikasyonlar
Gemifloksasin, fluorokinolon sınıfı antibiyotikler ya da ürünün bileşenlerinden herhangi
birine karşı aşırı duyarlık öyküsü olan hastalarda FACTIVE kullanımı kontrendikedir.
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Çocuklarda, adölesanlarda (18 yaş altı), gebe kadınlarda ve emzirme dönemindeki kadınlarda
güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle bu hastalarda kullanımı
önerilmemektedir.
QT etkileri:
Florokinolonlar bazı hastalarda QT aralığını uzatabilir. QTc aralığı uzaması hikayesi olan
hastalar düzeltilmemiş elektrolit bozukluğu (hipokalemi veya hipomagnezemi) olan hastalar,
ve Sınıf IA (örn. kinidin, prokainamid) ya da Sınıf III (örn. amiodaron, sotalol) antiaritmik
ajan alan hastalar gemifloksasin kullanmaktan kaçınmalıdır.
Gemifloksasin ile eritromisin, antipsikotikler ve trisiklik antidepresanlar gibi QTc aralığını
uzatan ilaçlar arasında farmakokinetik çalışmalar yapılmamıştır. Gemifloksasin söz konusu
ilaçlarla birlikte verileceği zaman ve ayrıca klinik açıdan anlamlı bradikardi ya da akut
miyokard iskemisi gibi aritmi oluşturma potansiyeli olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Hipokalemisi olan 7 hasta ve QTc aralığını uzattığı bilinen ilaçları eşzamanlı olarak kullanan
707 hasta dahil gemifloksasin kullanan 8119 hastada QTc uzamasına atfedilen herhangi bir
kardiyovasküler morbidite veya mortalite görülmemiştir.
İlaç dozunun artırılmasıyla birlikte, QTc uzaması olasılığı da artabilir. Dolayısıyla, özellikle
böbrek ya da karaciğer yetmezliği olan ve Cmax ve EAA değerlerinin biraz yükselmiş olduğu
hastalarda önerilen dozun üzerine çıkılmamalıdır. QTc uzaması Torsades de Pointes dahil
ventriküler aritmi riskinin artmasına yol açabilir. QTc aralığında maksimum değişiklik
gemifloksasinin oral uygulamasından yaklaşık 5-10 saat sonra meydana gelir.
Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:
Gemifloksasin dahil fluorokinolon tedavisi gören hastalarda ciddi aşırı duyarlık ve/veya
anafilaktik reaksiyonlar meydana geldiği bildirilmiştir. Florokinolon tedavisi alan hastalarda
bildirilmiş olan aşırı duyarlılık reaksiyonları ara sıra ölümcül olabilir. Bu reaksiyonlar ilk
dozu takiben meydana gelebilir. Bazı reaksiyonlara kardiyovasküler kollaps,
hipotansiyon/şok, nöbet, bilinç kaybı, uyuşma, anjiyoödem (dilde, larenkste, boğazda veya
yüzde ödem/şişlik dahil), hava yollarının tıkanması (bronkospazm, nefes darlığı ve akut
respiratuvar distres dahil), dispne, ürtiker, kaşıntı ve diğer ciddi deri reaksiyonları eşlik
edebilir.
Ani tip I aşırı duyarlık deri döküntüsü veya aşırı duyarlılık reaksiyonlarına özgü başka
belirtiler ortaya çıktığında Gemifloksasin hemen kesilmeli, fluorokinolon tedavisine devam
etme gereği olup olmadığı değerlendirilmelidir. Diğer ilaçlarda olduğu gibi, ciddi akut aşırı
duyarlılık reaksiyonları epinefrin tedavisi ve oksijen, intravenöz sıvı, antihistaminikler,
kortikosteroidler, presör aminlerin uygulanması ve hava yollarının açık tutulmasını içeren
diğer resüsitasyon uygulamalarının yapılmasını gerektirebilir.
Gemifloksasin dahil florokinolon alan hastalarda bazılarının aşırı duyarlılığa ve bazılarının
bilinmeyen bir etiyolojiye bağlı olduğu diğer ciddi ve bazen ölümcül olaylar bildirilmiştir. Bu
olaylar ciddi olabilir ve genellikle birden fazla doz alındığında ortaya çıkabilir. Klinik
görünümü aşağıdakilerden biri ve daha fazlası şeklinde olabilir :

  • Ateş, döküntü veya ciddi dermatolojik reaksiyonlar (örn. Toksik epidermal nekroz,
    Stevens-Johnson Sendromu);
    · Vaskülit; artralji; miyalji; serum hastalığı;
    · Alerjik pnömonit
    · İnterstisiyel nefrit; akut renal yetersizlik veya bozukluk;
    · Hepatit; sarılık; akut hepatik nekroz veya yetmezlik;
    · Hemolitik ve aplastik dahil anemi;
    · Trombotik trombositopenik purpura dahil trombositopeni; lökopeni; agranülositoz;
    pansitopeni; ve/veya diğer hematolojik bozukluklar
    Deri döküntüsü, sarılık veya diğer aşırı duyarlılık belirtilerinin ilk ortaya çıkışıyla birlikte ilaç
    kesilmelidir ve destekleyici önlemler alınmalıdır.Tendinopati ve Tendon Rüptürü :
    Factive dahil florokinolonlar her yaşta tendinit ve tendon rüptürü risk artışı ile
    ilişkilendirilmiştir. Bu advers reaksiyon çoğunlukla aşil tendonunda olur ve aşil tendonunun
    rüptürü cerrahi onarım gerektirebilir. Rotator manşet (omuz), el, biseps, başparmak ve diğer
    tendon bölgelerinde tendinit ve tendon rüptürü ayrıca rapor edilmiştir. Florokinolon ile ilişkili
    tendinit ve tendon rüptürü olma riski, genellikle 60 yaşın üzerinde olan yaşlı hastalarda,
    kortikosteroid ilaç kullananlarda ve böbrek,kalp veya akciğer transplant hastalarında daha da
    artmıştır. Yaş ve kortikosteroid kullanımına ilave, bağımsız olarak tendon rüptürü riskini
    artıran faktörler yorucu fiziksel aktivite, renal yetersizlik ve romatoid artrit gibi tendon
    bozuklukları hikayesidir. Tendinit ve tendon rüptürü yukarıda sayılan risk faktörleri
    bulunmayan florokinolon alan hastalarda da görülmüştür. Tendon rüptürü tedavi sırasında
    veya tedavi kesildikten sonra ortaya çıkabilir; tedavi kesilmesinden aylar sonra görülen
    vakalar bildirilmiştir. Eğer hasta ağrı, şişlik, enflamasyon veya tendon rüptürü yaşarsa
    gemifloksasin kesilmelidir. Tendinit veya tendon rüptürünün ilk belirtisiyle birlikte hastanın
    dinlenmesi ve kinolon olmayan bir antimikrobiyal ilaca gecilmesi için doktoruna başvurması
    tavsiye edilmelidir.

Santral Sinir Sistemi Üzerindeki Etkileri:
Gemifloksasisin ile yapılan klinik çalışmalarda seyrek olarak merkezi sinir sistemi etkileri
bildirilmiştir. Diğer fluorokinolonlarda olduğu gibi, Gemifloksasin epilepsi gibi SSS
rahatsızlıkları olan hastalarda ya da konvülsiyon gelişebilecek olan hastalarda dikkatle
kullanılmalıdır. Gemifloksasin ile yapılan klinik çalışmalarda görülmemiş olmakla birlikte,
başka fluorokinolon alan hastalarda konvülsiyonlar, intrakraniyal basınç artışı (psödotümor
serebri dahil) ve toksik psikoz bildirilmiştir. Diğer fluorokinolonlar tremor, huzursuzluk,
anksiyete, baş dönmesi, konfüzyon, halüsinasyonlar, paranoya, insomnia, depresyon ve
nadiren intihar düşüncesi ve teşebbüsüne neden olabilen merkezi sinir sistemi stimulasyonuna
yol açabilirler. Gemifloksasin alan hastalarda bu reaksiyonlar meydana geldiği takdirde, ilaç
kesilmeli ve uygun önlemler alınmalıdır.
Periferik nöropati:
Gemifloksasin de dahil olmak üzere, kinolon grubu antibiyotikleri kullanan hastalarda
parestezi, hipoestezi, disestezi veya güçsüzlüğe neden olabilen, küçük ve/veya büyük
aksonları tutan duyusal veya duyusal-motor aksonal polinöropati vakaları bildirilmiştir.
Semptomlar gemifloksasin kullanmaya başlandıktan hemen sonra başlayabilir ve geri
dönüşümsüz olabilir. Eğer hasta ağrı, yanma, batma hissi, uyuşukluk ve/veya güçsüzlük gibi
periferik nöropati semptomları veya hafif dokunma, ağrı, ateş, pozisyon hissi ve titreşim hissi
dahil diğer değişiklikler hissederse gemifloksasin kullanımına acilen son verilmelidir.
Clostridium difficile İlişkili Kolit:
Gemifloksasin dahil hemen hemen tüm antibakteriyel ajanlarla clostridium difficile ilişkili
diyarebildirilmiş olup, bu tablo hafif düzeyden yaşamı tehdit eden boyutlara kadar
varabilmektedir. Antibakteriyel ajanlarla tedavi kalın barsağın normal florasını değiştirebilir
ve C. difficile’nin aşırı çoğalmasına neden olabilir.
Clostridium difficile tarafından üretilen A ve B toksinleri C. difficile ilişkili kolit gelişmesine
katkıda bulunur. Hipertoksin üreten C. difficile şuşları gelişen enfeksiyonlar antibiyotiklere
dirençli olabildiği ve kolektomi gerektirebildiği için morbidite ve mortalite artışına neden
olur. C. difficile ilişkili diyare antibiyotik kullanımını takiben diyare gelişen bütün hastalarda
düşünülmeldir. Antibiyotik kullanımını takip eden iki ay içinde gelişen C. difficile ilişkili
diyare bildirildiği için dikkatli bir hikaye alınmalıdır.
5 / 14
C. difficile ilişkili diyare saptanır veya şüphe edilirse, devam eden antibiyotik kullanımı C.
difficile’ye direkt etkili değilse sonlandırılmalıdır.Uygun sıvı ve elektrolit uygulaması, protein
takviyesi ve Clostridium difficile nedenli kolite karşı etkili bir antibakteriyel ajan ile tedavi ve
klinik olarak endike ise cerrahi değerlendirme yapılmalıdır.
Döküntü:
Döküntü genç yaşta (özellikle 40 yaş altı), kadınlarda ve hormon replasman tedavisi
görenlerde ve uzun süreli tedavide daha yaygın olarak görülmüştür. Döküntü olarak
sınıflandırılamayan ürtiker reaksiyonları gemifloksasin kulllanan hastalarda karşılaştırma
hastalarından daha fazladır. Gemifloksasin tedavisi sırasında döküntü veya ürtiker gelişen
hastalarda tedaviye son verilmelidir.
Gemifloksasin ile ilişkili döküntünün ek sık şekli makülopapülerdir ve şiddet olarak hafif ile
orta arasındadır. Döküntülerin % 80’ni 14 gün içersinde iyileşmiştir. Döküntülerin % 10’u
(tüm hastaların % 0.5’i) şiddetlidir ve bu döküntülerin yaklaşık olarak % 10’u sistemik steroid
ile tedavi edilmiştir. Klinik çalışmalarda belirgin morbidite ve mortalite ile ilişkili daha başka
ciddi cilt reaksiyonları saptanmamıştır.
Güneş veya UV ışına maruziyet sonrası ortaya çıkabilen orta ile şiddetli arasında
fotosensitivite/fototoksisite reaksiyonları; ki fototoksisite ışığa maruz kalan alanları içeren
(tipik olarak yüz, boyunda V kısmı, kolların extansör yüzleri, el sırtları) artmış güneş yanığı
reaksiyonları (örn. Yanma, eritem, eksuda, vezikül, su toplama, ödem) şeklinde ortaya
çıkabilir; kinolon kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle, bu ışık kaynaklarına
maruziyetten kaçınılmalıdır. Fototoksisite oluşursa ilaç kesilmelidir.
Karaciğer Üzerindeki Etkileri:
Karşılaştırılan antimikrobiyal ajanlara (siprofloksasin, levofloksasin, klaritromisin/sefuroksim
aksetil, amoksisilin/klavulanat potasyum, ve ofloksasin) göre günde 320 mg Gemifloksasin
alan hastalarda karaciğer enzimlerinin benzer oranlarda yükseldiği (ALT ve/veya AST artışı)
görülmüştür. Günde 480 mg veya daha yüksek dozda Gemifloksasin verilen hastalarda
karaciğer enzimlerinin yükselme insidansı artmıştır.
Karaciğer enzimlerinin yükselmesi ile ilişkili herhangi bir klinik semptom meydana
gelmemiştir. Tedavinin kesilmesinden sonra karaciğer enzim artışları gerilemiştir. Önerilen
günlük Gemifloksasin dozu olan 320 mg aşılmamalı ve tedavi önerilen süreden fazla
uzatılmamalıdır.
Böbrek Üzerindeki Etkileri:
Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda (Kreatinin klerensi £ 40 ml/dak) dozajın
değiştirilmesi gerekir. İdrar konsantrasyonunun çok yükselmemesi için Gemifloksasin verilen
hastalarda yeterli hidrasyon sağlanmalıdır.
Myasthenia Gravis’in şiddetlenmesi:
Gemifloksasin dahil florokinolonlar nöromüsküler blokaj aktivitesine sahiptirler ve
myasthenia gravisli hastalarda kas güçsüzlüğünü şiddetlendirebilirler. Florokinolon kullanılan
myasthenia gravisli hastalarda, ventilatör destek ihtiyacı ve ölümü kapsayan post-marketing
ciddi advers olaylar florokinolon ile ilişkilendirilmiştir. Öyküsünde myasthenia gravis
bulunan hastalar florokinolon kullanmaktan kaçınmalıdır.
6 / 14
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Tekrarlanan FACTIVE dozlarının uygulanması sağlıklı gönüllülerde teofilin, digoksin ya da
etinilestradiol/levonorgestrel içeren kontraseptiflerin tekrarlanan doz farmakokinetiğini
etkilememiştir.
FACTIVE ile kalsiyum karbonat, simetidin, omeprazol veya estrojen/progesteron içeren
kontraseptiflerin birlikte alınması Gemifloksasinin farmakokinetiği üzerinde klinik açıdan
önemli görülmeyen minör değişikliklere neden olmuştur
FACTIVE’in probenesid ile birlikte uygulanması, Gemifloksasinin sistemik etkisini %45
oranında artırmıştır.
FACTIVE’in stabil varfarin tedavisi gören sağlıklı deneklerde varfarinin antikoagülan etkisi
üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır. Ancak, pazarlama sonrası raporlarda, gemifloksasin
dahil kinolon kullanımıyla birlikte varfarinin veya türevlerinin kullanımı sırasında INR veya
protrombin zamanında artış, ve/veya kanama klinik epizodları bildirilmiştir. Buna ilave
olarak, enfeksiyon hastalığı ve bunun eşlik eden enflamatuvar süreci, yaş ve hastanın genel
durumu antikoagülan aktivite artışı için risk faktörleridir. Bu nedenle, eğer gemifloksasin
dahil bir kinolon antibiyotiği varfarin veya türevleri ile eş zamanlı uygulanırsa INR
protrombin zamanı ve diğer uygun koagülasyon testleri yakın takip edilmelidir.
Kinolonlar alkali toprak ve geçiş metalleri ile şelat oluştururlar. Oral Gemifloksasinin
absorpsiyonu aynı zamanda alüminyum ve magnezyum içeren antasidin alınmasıyla önemli
ölçüde azalır. FACTIVE tablet almadan önceki 3 saat ve aldıktan sonraki 2 saat içinde
magnezyum ve/veya alüminyum içeren antasidler, demir sülfat içeren ürünler, çinko veya
başka metal katyonları içeren mültivitamin preparatları, didanozin çiğneme/tamponlu tableti
ya da oral çözelti için pediyatrik toz alınmamalıdır. FACTIVE sükralfattan en az 2 saat önce
alınmalıdır.
Pediyatrik popülasyon: Çocuklarda ve 18 yaşın altındaki gençlerde güvenlilik ve etkililik
belirlenmediğinden kullanılmamalıdır.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi C’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut
değildir.
Gebelik dönemi
Gemifloksasinin gebe kadınlardaki güvenilirliği belirlenmemiştir. Anneye sağlayacağı yarar
fetusa verebileceği zarar riskinden daha fazla olmadığı sürece FACTIVE gebe kadınlarda
kullanılmamalıdır.
Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz.
kısım 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.
7 / 14
FACTİVE’in gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir (Bkz 5.3 Klinik
Öncesi Güvenlilik Verileri).
Laktasyon dönemi
Gemifloksasinin sıçanlarda anne sütüne geçtiği belirlenmiştir. Ancak gemifloksasinin anne
sütünde itrahına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, anneye sağlayacağı
yarar, verebileceği zarar riskinden daha fazla olmadığı sürece FACTIVE emziren annelerde
kullanılmamalıdır.
Üreme yeteneği /Fertilite
Gemifloksasin, dişi veya erkek sıçanlarda üreme yeteneği üzerinde etkisi bulunmamaktadır.
İnsanlardaki etkisi bilinmemektedir.
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
FACTIVE baş dönmesine neden olabilir, bu durumda araç ve makine kullanılmamalı ya da
zihinsel uyanıklık veya koordinasyon gerektiren işler yapılmamalıdır.
4.8. İstenmeyen etkiler
Klinik çalışmalarda hastaların yaşadığı advers reaksiyonların çoğu hafif ve orta şiddetli
olmuştur.
İstenmeyen etkiler aşağıdaki sıklık derecesine göre belirtilmiştir:
Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1000 ila < 1/100);
seyrek (≥1/10000 ila < 1/1000); çok seyrek (<1/10000); bilinmiyor (eldeki verilerden
hareketle tahmin edilemiyor)

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar                                                                                    Yaygın olmayan: Mantar enfeksiyonu, genital moniliyazis, vajinit
Seyrek : Moniliyazis, farenjit

Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan: Lökopeni, trombositemi
Seyrek : Anemi, eozinofili, granülositopeni, trombositopeni

Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın olmayan: İştahsızlık, hiperglisemi

 

Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi.
Yaygın olmayan: Uykusuzluk, sersemlik hali
Seyrek: Sinirlilik, tremor

 

Göz hastalıkları
Seyrek: Anormal görüş

 

Kulak ve iç kulak hastalıkları
Seyrek: Vertigo

 

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Seyrek: Dispne, pnömoni

 

Gastrointestinal hastalıkları
Yaygın: Diyare, bulantı, karın ağrısı, kusma.
Yaygın olmayan: Kabızlık, ağız kuruluğu, dispepsi, şişkinlik, gastrit
Seyrek: Tat kaybı, gastroenterit, tanımlanmamış gastrointestinal rahatsızlık

 

Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Döküntü
Yaygın olmayan: Dermatit, kaşıntı, ekzema, kızarma, ürtiker
Seyrek: Fotosensitivite/fototoksisite reaksiyonları

 

Kas- iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkla
Seyrek: Artralji, bacak krampları, miyalji
Çok seyrek: Myasthenia Gravis’in şiddetlenmesi

 

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Seyrek : Anormal idrar,

 

Üreme sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan: genital kaşıntı

 

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın olmayan: Yorgunluk
Seyrek: Asteni, sırt ağrısı, yüz ödemi, sıcak basması, ağrı
Araştırmalar:
Mültipl doz alan ve laboratuar bulgularında anormallik görülen hastaların yüzdeleri aşağıda
belirtilmiştir. Bu anormalliklerin Gemifloksasin ya da altta yatan bir başka nedenle ilgili olup
olmadığı bilinmemektedir.
Klinik Kimya: ALT artışı (%1.7), AST artışı (%1.3), kreatin fosfokinaz artışı (%0.7), potasyum artışı
(%0.3), sodyum düzeyinde azalma (%0.2), laktat dehidrogenaz artışı (< %0.1), alkali fosfataz artışı
(%0.4), total bilirubin artışı (%0.4), kan üre azotu artışı (%0.3), kalsiyum düzeyinde azalma (%0.1),
albumin düzeyinde azalma (%0.3), serum kreatinin artışı (%0.2), toplam proteinde azalma (%0.1 ),
potasyumda azalma (% 0.1), sodyum artışı (% 0.1) ve kalsiyum artışı (< %0.1). CPK düzeyi artışına
seyrek olarak rastlanmıştır (% 0.7).
Hematoloji: trombosit artışı (% 1.0), nötrofil düzeyinde azalma (%0.5), nötrofil artışı (%0.5),
hematokrit düzeyinde azalma (%0.3), hemoglobin düzeyinde azalma (%0.2), trombosit düzeyinde
azalma (%0.2), alyuvar düzeyinde azalma (%0.1), hematokrit artışı (%0.1) , hemoglobin artışı (%0.1)
ve alyuvar artışı (%0.1).
Pazarlama sonrası görülen advers reaksiyonlar:
Pazarlama sonrası raporlanan advers olayların çoğu cilt ile ilgiliydi ve bunların çoğu ise
döküntüydü. Cilt reaksiyonlarının bazıları ciddi olarak değerlendirildi. Döküntülerin çoğu
kadınlarda ve 40 yaşın altındaki hastalarda görüldü.
Aşağıdaki advers reaksiyonlar gemifloksasin pazara verildikten sonra rapor edilenlerdir :
· Geri dönmesi mümkün olmayabilen periferik nöropati
· Anafilaktoid reaksiyon; eritema multiforme, cilt exfoliasyonu, yüz şişmesi
· Myasthenia Gravis’in şiddetlenmesi
· Hemoraji, INR artışı, retinal hemoraji
· Periferik ödem
· Renal yetersizlik
· QT uzaması, supraventriküler taşikardi, senkop, geçici iskemik atak
· Fotosensitivite/fototoksisite reaksiyonu
· Antibiyotik ilişkili kolit
· Tendon rüptürü
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonların raporlanması büyük önem
taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine
olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr;
e-posta:tufam@titck.gov.tr; tel:0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Doz aşımı belirtileri semptomatik olarak tedavi edilmelidir. Bunun için spesifik bir antidot
bilinmemektedir. Akut oral doz aşımı durumunda kusturma veya gastrik lavaj yoluyla mide
boşaltılmalıdır; hasta dikkatle müşahede altında tutulmalı uygun seviyede hidrasyon
sağlamaya dikkat ederek semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Hemodiyaliz uygulaması, oral
Gemifloksasin dozunun yaklaşık %20 ila 30’unu plazmadan uzaklaştırmaktadır.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik Grup: Fluorokinolonlar
ATC Kodu: JO1MA15
Etken madde olarak Gemifloksasin mesilat içeren FACTIVE; oral yoldan kullanılan, geniş
spektrumlu bir sentetik antibakteriyel ajandır. Fluorokinolon sınıfından bir antibiyotik olan
Gemifloksasin, gram-negatif ve gram-pozitif mikroorganizmaların çoğu üzerinde in vitro
aktivite gösterir. Gemifloksasin, genelde minimum inhibitör konsantrasyonların (MİK) tek
seyreltimi içerisinde minimum bakterisid konsantrasyonları (MBK) olan bakterisid etkili bir
antibiyotiktir. Gemifloksasin, bakterilerin çoğalması için gerekli olan DNA giraz ve
topoizomeraz IV enzimlerini inhibe ederek DNA sentezini engellemek suretiyle etki
etmektedir. Gerek DNA giraz, gerekse topoizomeraz IV’te mutasyon gösteren Streptococcus
pneumoniae, fluorokinolonların çoğuna karşı direnç gösterir. Gemifloksasin, S.
pneumoniae’de her iki enzim sistemini terapötik açıdan ilgili ilaç seviyelerinde inhibe etme
yeteneğine ve bu çift mutantların bazıları için hala duyarlı aralıkta olan MİK değerlerine
sahiptir.
Gemifloksasin dahil kinolonların etki mekanizması makrolidlerin, beta-laktamların,
aminoglikozidlerin veya tetrasiklinlerin etki mekanizmasından farklıdır; dolayısıyla, bu sınıfa
ait ilaçlara dirençli mikroorganizmalar Gemifloksasine ve diğer kinolonlara karşı duyarlı
olabilir. Gemifloksasin ve yukarıda belirtilen antimikrobiyal madde sınıfları arasında bilinen
bir çapraz direnç bulunmamaktadır.
Fluorokinolon direncinin başlıca mekanizması, DNA giraz ve/veya topoizomeraz IV
mutasyonlarından kaynaklanmaktadır. Gemifloksasine karşı direnç, çok kademeli
mutasyonlar kanalıyla yavaşça gelişir ve, diğer fluorokinolonlara benzer şekilde ortaya çıkar.
Spontan mutasyon sıklığı düşüktür (10-7
ila <10-10). Gemifloksasin ile diğer fluorokinolonlar
arasında çapraz direnç görülmüşse de, diğer fluorokinolonlara karşı dirençli olan bazı
mikroorganizmalar Gemifloksasine karşı duyarlı olabilirler.
Gemifloksasinin, gerek in vitro olarak gerekse de çeşitli klinik enfeksiyonlarda aşağıda
belirtilen mikroorganizmaların birçok suşuna karşı aktif olduğu gösterilmiştir.
Aerob gram-pozitif mikroorganizmalar:
Streptococcus pneumoniae (çoklu dirençli streptokok suşları dahil)*.
*Çoklu dirençli Streptococcus pneumoniae; daha önce PRSP (penisiline dirençli
Streptococcus pneumoniae), adıyla bilinen izolatları kapsar ve aşağıdaki antibiyotiklerden
ikisine veya daha fazlasına dirençli suşlardır: penisilin (MİK ≥ 2 µg/mL), 2. jenerasyon
sefalosporinler (örn., sefuroksim), makrolidler, tetrasiklinler ve trimetoprim/sülfametoksazol.
Aerob gram-negatif mikroorganizmalar:
Haemophilus influenzae
Haemophilus parainfluenzae
Klebsiella pneumoniae (birçok suş yalnızca orta derecede duyarlıdır)
Moraxella catarrhalis
Diğer mikroorganizmalar:
Chlamydia pneumoniae
Mycoplasma pneumoniae
Gemifloksasinin aşağıda belirtilen mikroorganizmaların birçok suşuna (≥ %90) karşı
sergilediği in vitro minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) £ 0.25 µg/ml’dir; ancak,
Gemifloksasinin bu mikroorganizmalara bağlı klinik enfeksiyonların tedavisindeki güvenliliği
ve etkililiği uygun ve iyi kontrollü klinik çalışmalarda belirlenmemiştir:
Aerob gram-pozitif mikroorganizmalar:
Staphylococcus aureus (yalnızca metisiline duyarlı suşlar)
Streptococcus pyogenes
Aerob gram-negatif mikroorganizmalar:
Acinetobacter lwoffii
Klebsiella oxytoca
Legionella pneumophila
Proteus vulgaris
5.2. Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim: Oral yoldan tablet olarak uygulanan Gemifloksasin, gastrointestinal kanaldan hızla
absorbe edilir. Oral tablet uygulamasından 0.5 ve 2 saat sonra Gemifloksasin’in doruk plazma
konsantrasyonlarına ulaşılmış ve 320 mg’lık tabletin mutlak biyoyararlanımı ortalama %71
düzeyinde olmuştur. Sağlıklı gönüllülere tekrarlanan 320 mg oral doz uygulaması sonrasında ortalama (± standart sapma) maksimum Gemifloksasin plazma konsantrasyonları ve eğri
altındaki alan sırasıyla 1.61 ± 0.51 µg/ml (0.70 – 2.62 µg/ml) ve 9.93 ± 3.07 µg·saat/ml (4.71
– 20.1 µg·saat/ml) olmuştur. Solunum ve üriner sistem enfeksiyonu olan hastalarda (n=1423)
bir toplum farmakokinetik analizi kullanılarak benzer sistemik ilaç maruziyeti tahminleri elde
edilmiştir (geometrik ortalama EAA (0-24), 8.36 mcg-h/mL; aralık 3.2-47.7 mcg-h/mL).
320 mg doz yüksek düzeyde yağ içeren bir öğünle birlikte uygulandığında, Gemifloksasin’in
farmakokinetiğinde önemli bir değişiklik olmamıştır. Dolayısıyla, FACTIVE tabletler
yemeğin türüne bakılmaksızın birlikte alınabilir.
Dağılım: Gemifloksasin sağlıklı gönüllülerde in vitro olarak plazma proteinlerine %60-70
oranında bağlanır ve bu bağlanma konsantrasyona bağlıdır. Tekrarlanan dozlardan sonra,
sağlıklı yaşlı ve genç deneklerde plazma proteinlerine in vivo bağlanma oranı %55 ile %73
arasında meydana gelmiş ve yaştan etkilenmemiştir. Renal yetersizlik gemifloksasinin protein
bağlanmasını anlamlı olarak etkilemez. Gemifloksasinin kan-plazma konstantrasyon oranı
1.2:1’di. Vdss/F için geometrik ortalama 4.18 L/kg’dır (aralık 1.66-12.12 L/kg).
Gemifloksasin oral uygulama sonrasında vücutta geniş çapta dağılır. Gemifloksasinin
bronkoalveolar lavaj sıvısı içindeki konsantrasyonları plazmadaki konsantrasyonlarından
fazladır. Gemifloksasin akciğer dokusuna ve sıvılarına iyi nüfuz eder.
Biyotransformasyon: Gemifloksasin karaciğer tarafından sınırlı ölçüde metabolize edilir.
Değişmeyen bileşik, doz uygulamasından sonraki 4 saate kadar plazmada (yaklaşık %65)
saptanan ilaçla ilgili predominant bileşendir. Meydana gelen tüm metabolitler küçük
miktarlardadır (uygulanan oral dozun %10’undan az); başlıca metabolitler N-asetil
Gemifloksasin, Gemifloksasinin E-izomeri ve Gemifloksasinin karbamil glukuronididir.
Sitokrom P450 enzimleri Gemifloksasin metabolizmasında önemli bir rol oynamazlar ve bu
enzimlerin metabolizma aktivitesi Gemifloksasin tarafından önemli ölçüde inhibe edilmez.
Eliminasyon: Gemifloksasin ve metabolitleri iki yolla itrah edilirler. Gemifloksasin’in sağlıklı
deneklere uygulanmasından sonra dozun ortalama (± standart sapma) %61 ± %9.5’i feçeste
ve %36 ± %9.3’ü idrarda değişikliğe uğramamış ilaç ve metabolitleri olarak itrah edilir. 320
mg tekrarlayan dozlardan sonra ortalama (± standart sapma) böbrek klerensi yaklaşık 11.6 ±
3.9 L/saat (aralık 4.6-17.6 L/saat) olmuştur. Bu da, Gemifloksasin’in böbrekle itrahında aktif
sekresyonun söz konusu olduğunu göstermektedir.Ortalama (± standart sapma) plazma
eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 7 ± 2 saat (4-12 saat) olmuştur.
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Karsinojenite:
Gemifloksasinin karsinojenik potansiyelini belirlemek için hayvanlarda uzun süreli çalışmalar
yapılmamıştır.
Fotokarsinojenite:
Gemifloksasin, tüysüz albino farelerde (Skh-1) UVR ile indüklenen cilt tümörlerinin gelişim
zamanını kısaltmamıştır, bu sebeple bu modelde fotokarsinojenik olmamıştır. Bu fareler, oral
gemifloksasin ve aynı zamanda 40 hafta boyunca haftada 5 gün güneş ışığıyla indüklenen
irradyasyon almışlardır, bunu 12 haftalık tedavisiz gözlem dönemi takip etmiştir. Bu
çalışmada kullanılan günlük UV radyasyon dozu, beyaz ırkta eritem indükleyebilecek
minimal UV radyasyon dozunun 1/3’üydü. Tüysüz farelerde cilt tümörleri gelişimi için
medyan süre, taşıyıcı kontrol grubunda (36 hafta) ve 100 mg/kg’a kadar gemifloksasin
verilenlerde (39 hafta) benzer olmuştur. Günlük 100 mg/kg tekrar eden gemifloksasin
dozlarını takiben, fare cildinde gemifloksasin konsantrasyonları yaklaşık 7.4 µg/mL olmuştur.
Bu dozu takiben plazma seviyeleri irradyasyon süresinde yaklaşık 1.4 µg/mL olmuştur.
Gemifloksasinin insanlardaki cilt seviyeleri hakkında bir veri yoktur, ancak farelerdeki
gemifloksasinin plazma seviyeleri birden fazla oral 320 mg dozları takiben oluşan insan
plazma Cmax seviyelerinin (0.7-2.6 µg/mL, genel ortalama yaklaşık 1.6 µg/mL) beklenen
aralığındadır.
Mutajenite:
Gemifloksasin, evirtim denemesinde kullanılan 4 bakteriyel suşta (TA 98, TA 100, TA 1535,
TA 1537) mutajenik olmamıştır. 40 mg/kg’a kadar periton içine uygulanan dozları takiben
farelerin kemik iliğinde mikronükleusu indüklememiştir ve 1600 mg/kg’a kadar oral dozları
alan sıçanların hepatositlerinde programlanmamış DNA sentezini indüklememiştir.
Gemifloksasin, in vitro olarak fare lenfoma ve insan lenfosit kromozom saptırma
denemelerinde klastojenik olmuştur. İn vivo olarak sıçanlardaki mikronükleus denemelerinde
kemik iliği toksisitesi oluşturan oral ve intravenöz dozlarda (sırasıyla ≥ 800 mg/kg ve ≥ 40
mg/kg) klastojenik olmuştur. Florokinolonların klastojenitesi eşik değer üzerinden
memelilerdeki topoizomeraz aktivite inhibisyonuna bağlı olduğu aşikardır.
Doğurganlık:
Gemifloksasin, oral uygulamayı takiben (216 ve 600 mg/kg/gün) klinik olarak önerilen
dozdaki EAA seviyelerinin yaklaşık 3-4 katı üzerindeki EAA seviyelerinde erkek ve dişi
sıçanlarda doğurganlığı etkilememiştir.
Teratojenite:
Organ gelişimi sırasında verilen gemifloksasin tedavisi, kadınlara verilen 320 mg’lık oral
dozların 2, 4 ve 3 kat üzerindeki EAA seviyelerinde farelerde ((40 mg/kg/gün IV doz),
sıçanlarda (600 mg/kg/gün oral doz) ve tavşanlarda (40 mg/kg/gün IV doz) fetal büyüme
geriliğine neden olmuştur. Sıçanlarda büyüme geriliğinin pre- ve post-natal gelişim
çalışmalarda geriye döndüğü gözükmüştür (fare ve sıçanlarda bu geriye dönme çalışması
yapılmamıştır). Hamile sıçanların 8 kat klinik maruziyet ile tedavisinde (EAA
karşılaştırmalarına dayanarak) anne toksisitesinin varlığında fetal beyin ve göz
malformasyonları oluşmuştur. Genel olarak hamile hayvanlarda etki görülmeme maruziyet
seviyesi yaklaşık olarak klinik maruziyetin 0.8 ila 3 katı olmuştur.
Hayvan farmakolojisi:
– Kinolonların olgunlaşmamış hayvanlarda artropatiye neden olduğu gösterilmiştir. 28 gün
çalışma süresinde en az 192 mg/kg/gün gemifloksasin (klinik dozdaki sistemik
maruziyetin yaklaşık 6 katına çıkılan) verilen adölesan köpeklerde eklem kıkırdaklarında
dejenerasyon olmuştur, ancak olgun köpeklerde olmamıştır. 800 mg/kg/gün dozuna kadar
tekrarlanan dozlarda olgunlaşmamış sıçanlarda eklemlerin kıkırdak yüzlerinde herhangi bir
hasar oluşmamıştır.
– Bazı kinolonların, steroid olmayan anti-enflamatuvar (NSAİİ’lar) ilaçlarla eş zamanlı
uygulanmasıyla etkili hale gelen nöbet oluşturabilme gücü olduğu bildirilmiştir.
Gemifloksasin tek başına, en az 160 mg/kg dozlarında tipik olarak davranış testlerine etki
etmiş veya merkezi sinir sistemiyle etkileşime girmiştir. 80 mg/kg gemifloksasini takiben
NSAİİ’ın aktif metaboliti olan fenbufen verilen şıcanlarda nöbet oluşmamıştır.
– 28 gün boyunca 192 mg/kg/gün (klinik dozdaki sistemik maruziyetin yaklaşık 6 katına
çıkılan) veya 13 hafta boyunca 24 mg/kg/gün (yaklaşık olarak klinik dozdaki sistemik
maruziyete eşdeğer) verilen köpeklerde, geriye dönebilen ALT aktivitesinde plazmada
13 / 14
artış olmuş ve gemifloksasin içeren kristaller ile küçük safra kanallarının tıkanması sonucu
lokal periportal karaciğer değişimleri olmuştur.
– Kinolonlar, köpeklerde EKG QT aralığında uzama ile ilişkilendirilmiştir. Gemifloksasin,
Cmax’taki insan terapötik plazma konsantrasyonlarının yaklaşık 4 katını oluşturan oral
dozlarda köpeklerde QT aralığında bir etki oluşturmamıştır ve 4 katından fazla intravenöz
uygulamasında ise geçici bir uzamaya yol açmıştır.
– Gemifloksasin, diğer birçok kinolonda olduğu gibi, kemirgen idrarının alkali pH’ında
kristalize olmaya meyillidir, bu sıçanlarda ilaç geri çekilmesiyle geriye dönebilen nefropati
ile sonuçlanmıştır (oral olarak etki oluşturmayan doz 24 mg/kg/gün’dür).
– Gemifloksasin, tek bir oral doz 200 mg/kg verilen ve UVA radyasyona maruz bırakılan
tüysüz sıçanlara zayıf olarak fototoksik olmuştur. Ancak, simule edilmiş güneş ışığı
kullanarak 13 hafta boyunca oral 100 mg/kg/gün dozlarında standart tüysüz fare modelinde
fototoksisite kanıtı gözlenmemiştir.

  1. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
    6.1. Yardımcı maddelerin listesi
    Mikrokristalin selüloz
    Povidon
    Krospovidon
    Magnezyum stearat
    Saf su
    Opadry OY-S-28924*
    * Opadry OY-S-28924 Bileşimi : Titanyum dioksit, hipromelloz, polietilen glikol.
    6.2. Geçimsizlikler
    Bildirilmemiştir.
    6.3. Raf ömrü
    24 ay.
    6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
    25˚C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
    6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
    5 ve 7 tablet içeren Al / PVC-PVDC blister ambalaj.
    6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
    Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve
    “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
  2. RUHSAT SAHİBİ
    LG Life Sciences Ltd. / Kore lisansıyla
    Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.
    Reşitpaşa Mah. Eski Büyükdere Cad. No: 4 34467
    Maslak / Sarıyer / İstanbul
    0212 366 84 00
    0212 276 20 208. RUHSAT NUMARASI
    210/86
    9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ
    İlk ruhsat tarihi : 03.05.2007
    Ruhsat yenileme tarihi : —
    10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ
    08.05.2015

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here